|

"Genelde kadınlarla vakit geçirmeyi seven iki sert erkek, Brokeback Dağı civarında bir çiftlikte tanışır ve birlikte vakit geçirmeye başlar. Zamanla aralarındaki ilişki, dikkat çekici bir derinlik ve duygusal bir boyut kazanır.
Biri çiftçi, diğeri ise rodeo kovboyu, farklı karakterlerine rağmen birbirlerine bağlanırlar. Yaşam boyu sürecek olan bu ilişki, kimi zaman kopmalar ve ayrılıklar yaşayacak fakat yeniden iki aşığı buluşturacaktır. Ortaya, kulaktan kulağa yayılacak, aşka dair güçlü tonlar barındıran efsanevi bir hikaye çıkacaktır.
Pulitzer ödüllü E. Annie Proulx imzalı, kült bir kısa hikayeden uyarlandı. Ang Lee, Jane Austen'den Hulk'a uzanan farklı uyarlama denemelerine şimdi de uzun yıllar unutulmayacak, eşcinsel bir aşk hikayesi ekledi. Lee'nin popüler kültür ile sanat arasındaki yolculuklarının en ilginç ürünlerinden birisi, aynı zamanda eşcinsel temalı sinemanın da dönüm noktalarından birisi olacak gibi gözüküyor."

Amerikada aylar önce vizyona girdi ama Türkiye'deki vizyon tarihi 24 Mart 2006.İzleyen arkadaşlarımın övgüleri beni iyice meraklandırdı.Gelse de biz de izlesek artık..
07:59 - 17/2/2006 -
Sapkınlık değil, düpedüz aşk...
Brokeback Mountain filminde yönetmenin anlatmaya çalıştığı "evrensel olgu"yu anlamak, belki bazılarımızın düşünme kapasitesini zorluyor olabilir. Ancak şunu açık yüreklilikle söylemek isterim ki film taşıdığı derin felsefesi ile beni çok etkiledi. O felsefe ise: AŞK'IN SINIR TANIMAMASI... İnsanların kendilerini dahi gerçekten sevemediği bir dünyada birbirine tutku derecesinde bağlanan iki insanın birlikteliğini kınamak 21. yüzyılın ilk çeyriğini yaşadığımız şu dönemde garipsenmesi gereken bir durum olarak kabul edilmeli, kanımca. Özellikle de insanların cinsel tercihleri nedeniyle yargılanmaları anlaşılamaz bir tutum. Sırf cinsel tercihi nedeniyle bir insanı yargılamak insanlık adına işlenebilecek en büyük günahtır, sanırım. Sırf eşcinsel olduğu gerekçesi ile yargılanan İrlandalı önemli edebiyatçı Oscar Wilde mı masumdur, yoksa Yahudi Soykırımı'ndan sorumlu olan "heteroseksül" Hitler mi?
Ayrıca dinî otoritelerin insanları sınırlamak ve baskı altına almak adına asırlardır yaptıkları tarih kitaplarında en ince ayrıntısına kadar anlatılmaktadır. Merak edenler Avrupa coğrafyasında eşi görülmemiş işkence yöntemlerini büyük bir zevkle uygulayan Engizisyon Mahkemeleri'nin Avrupa halklarına asırlar boyu kan kusturmasına bir göz atsın. Zamanında "Dünya dönüyor" dediği için Engizisyon Mahkemeleri'nce yargılanan Galilei değildi; yargılanan bizzat insanlıktı. Bugün yaşayan Galilei'dir. Engizisyon Mahkemeleri ise tarihin tozlu sayfaları arasında mecalsiz pişmanlıklar içinde kıvranmakta... Galilei gibi çağının ilerisinde düşünmek bizlerin aslî görevi, despotluklara ve tabulara karşı çıkmak ve insana sınırlar koymamak ve insanlığını unutturmamak adına bilinçli davranmakla yükümlüyüz, bir dünya vatandaşı olarak. Herkesi "kendimiz"e benzetmeye çalışmayalım; bırakalım herkes sadece "kendi"ne benzesin... Belki o zaman dünya daha yaşanılır bir yer olabilir...
Mehmet AKKUŞ - 2006-07-12 06:03:59 - 2006-07-12 06:03:59
yorum
kardeşim ALLAH bir erkek bir dişi yaratmış neden başka yollara saparızki insan hakları denir insanın herşeye hakkı varmı gelin bu insanlara destek vererek dahada çoğalmalarına izin vermeyelim aslında bu filmin türkiyede gösterilmesi hiçte hoş deyil çocuklarımıza kötü örnek oluyorlar geleceğimiz bence tehlikede bizi böylece özümüzden koparıyorlar onlar gibi ruhsuz şerefsiz namussuz olarak yaşamaya yöneltiyorlar iyi günler
isimsiz - 2006-04-22 17:57:08 - 2006-04-22 17:57:08
mukemmel ama hersey cabuk gelısmıs
ya ınanın hala fılmın etkısındeyım..alısılmamıs bır ask ama ınsanı cıdden etkıluyor ve ben dvd de defalarca ızledım once tuhaf karsıladım ama konusu ıcerıgı ne bıleyım cook guzeldı...hanı buyuk ıskenderde dıyor ya sevgının her turlusu dıye ıste bu da bu turden sevgı...olabılır ama ınancsal ve ananeye gore ımkansız.....sızlere ıyı seyırler..
deniz - 2006-03-12 03:41:09 - 2006-03-12 03:41:09
|